İçeriğe geç

Omuzları çıtlatmak zararlı mı ?

Omuzları Çıtlatmak Zararlı Mı?

Birçoğumuzun yaptığı, belki de farkında bile olmadığımız bir hareket vardır: Omuzları çıtlatmak. Bazen stresle, bazen rahatlamak için, bazen de sadece alışkanlık olarak… Ama bir gün, bir olay yüzünden, bu küçük alışkanlığımın zararlı olabileceğini fark ettim. Hadi gelin, başımdan geçen o olayla birlikte omuzları çıtlatmanın neden bazen gerçekten tehlikeli olabileceğini anlatayım.

O An, O Sadece Bir Alışkanlık Gibiydi

Gece geç saatlerde, Kayseri’nin o soğuk, sakin akşamlarından biriydi. Dışarıda rüzgarın sesi, evin içinde ise eski bir radyonun zayıf sinyalleri vardı. O anda kitap okuyor, bir yandan da omuzlarımı rahatlatmak için, sırf alışkanlık olsun diye, her zamanki gibi omuzlarımı çıtlatıyordum. Başımı arkaya doğru yasladım, derin bir nefes aldım ve omuzlarımı rahatlatmak amacıyla sağ omuzumu önce, sol omuzumu ise sonra çıkarttım. Her zamanki gibi tıkırtı sesleri geldi. Hiçbir şey hissetmedim. Ama bir şey vardı, sanki bu gece farklıydı. Bir his vardı içimde. Omuzlarımda bir acı.

İlk başta ne olduğunu anlamadım. “Belki de fazla gerildim, herhalde biraz fazla çıtlatmışımdır” diye düşündüm. Ama o an hissettiğim şey sadece fiziksel bir şey değildi. Bir şey içimi sıkıştırıyordu. Sanki bedenim bana bağırıyordu, “Yeter artık!” Ama bu düşünceler aklımdan geçtiği anda, zihnim hemen onları susturdu. “Sadece bir alışkanlık, ne olabilir ki?” diye geçirdim. Ama içimdeki ses bir türlü dinmiyordu.

O An, Acının Ortasında

Bir süre sonra, omuzlarımdaki acı daha da belirginleşti. Kitap elimdeydi, ama artık okumak yerine, dikkatimi omuzlarıma vermeye başlamıştım. Bir süre sonra dayanamayacak kadar kötüleşti. Hafif bir baş dönmesi, bir karıncalanma hissi… Hiç de alışık olduğum bir şey değildi. Kalktım, yataktan bir adım bile atamadım. O an, sanki vücudum bana “Yeter” demek için direniyordu. Sanki o küçücük alışkanlıklarım, omuzları çıtlatmak gibi şeyler, bedende birikmiş acıların bir sonucu olarak bana geri dönüyordu.

Hızla telefona sarıldım ve hemen internetten araştırmaya başladım: “Omuzları çıtlatmak zararlı mı?” Cevaplar birbiri ardına geldi. Bedenin doğal yapısını bozan bir şey olduğunu okudukça içimde bir korku büyüdü. Omuz çıtlatmanın aslında kasları, eklemleri zorladığını, zamanla bu tür hareketlerin sağlık sorunlarına yol açabileceğini öğrenmek beni ciddi şekilde sarstı. Bir yanda bu korku, bir yanda yaşadığım acı… O an, omuzlarımı çıtlatmanın gerçekten ne kadar tehlikeli olabileceğini anlamaya başladım.

Hayal Kırıklığı ve Gerçekle Yüzleşme

Kayseri’de, evde tek başımayken, bu korku içimi sararken, bir yandan da yıllardır bana hiçbir şey olmamış gibi gelen bu alışkanlığımın ne kadar yanlış olduğunu fark ettim. Genç yaşımda böyle bir şeyin başıma gelmesi, biraz hayal kırıklığıydı. Hani şu, her şeyin mükemmel olduğu düşündüğün anlar vardır ya, işte o anlardan birindeydim. Kendime güveniyordum, omuzları çıtlatmanın ne kadar zararlı olabileceğini düşünmemiştim bile.

Bir yanda bir “ama” vardı: “Ne olur bir şey olmasın. Bir an önce geçsin şu acı.” Ama öte yandan da şunu kabul etmem gerekiyordu: Küçük alışkanlıklar bazen birikerek büyük problemlere dönüşebiliyordu. Ya da daha doğrusu, bedensel yorgunluk da zamanla başka yerlerde kendini gösteriyordu.

Bir Umut: Sağlık İçin Dönüşüm

O gece, biraz da olsa rahatladım. Acı hafiflemeye başladı. Ama kafamda hep şu düşünceler vardı: “Neden daha önce bu kadar basit bir şeyi fark etmedim?” İşte o an, bedensel bir alışkanlıkla zihinsel farkındalık arasında nasıl bir bağ olduğunu anladım. Her şeyin ötesinde, sağlığımıza dikkat etmek gerektiğini hatırladım. Çünkü bazen en basit hareketler bile, uzun vadede bize büyük dersler verebiliyordu.

Ertesi gün, omuzlarımı çıtlatmak yerine, daha sağlıklı hareketlerle rahatlamayı tercih ettim. Hafif esneme hareketleri, yoga pozları… Bedenimi dinlemeyi, ona saygı göstermeyi öğrenmeye başladım. Bu süreçte, hayatımın her alanında olduğu gibi, küçük değişikliklerin büyük etkiler yarattığını fark ettim. Omuzlarımı çıtlatmak zararlı mı? Evet, belli bir noktadan sonra zararlı olabiliyor. Ama asıl zararlı olan şey, bedenimizi dinlememekti. Ve ben nihayet bunu öğrenmeye başlamıştım.

Sonuçta, omuzları çıtlatmak gibi sıradan görünen bir alışkanlık, bazen içsel bir uyarı olabilir. Bu yazıyı yazarken yaşadığım acıyı ve hayal kırıklığını unutmak kolay değil. Ama bir şey öğrendim: Bedenimize iyi bakmak, ona zarar verebilecek küçük hareketlerden kaçınmak, sağlığımız için önemli. Belki birçoğumuz omuzlarını çıtlatıyor ama sonunda beden, her şeyin farkına varmamızı sağlıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
403 Forbidden

403

Forbidden

Access to this resource on the server is denied!